15 Eylül 2014 Pazartesi

Kardeşimin Hikayesi

                                               

                                                Kitap Adı: Kardeşimin Hikayesi
                                                
                                                Kitap Yazarı: Zülfü Livaneli

                                               Yayınevi: DK Doğan Egmont Yayıncılık


                                                
          Yazıma hangi cümleleri kuracağımı bilmeden ve hazırlıksız olarak başlıyorum çünkü bitireli daha 1 saat bile olmadan bu çok enteresan ama mükemmel kitap hakkındaki fikirlerimi hemen yazmak istedim.
          Bu öyle bir roman ki içinde gizem, cinayet, gerilim, aşk ve insan psikolojisi üzerine ne tür tuhaflık ararsanız var.İnsanın bir an önce bitirmek istediği ancak sonunu okumaya cesareti olmadığı romanlardan.


    
                                              

                                                  ---------------------------------------


Ahmet Arslan, Podima köyü denilen ıssız bir kasabada yaşayan, insan ilişkilerinden ve dünyevi her şeyden elini eteğini çekmiş, kendi halinde emekli bir mühendistir. Ara sıra evin işlerini yapmaya gelen Hatice Hanım ve yakın aile dostları Arzu ve Ali dışında kimseyle görüşmez. Buna ihtiyaç duymadığını, insanın kendine has bütün duygularından arınmış olduğunu, kendine kitaplardan kurduğu dünyada mutlu olduğunu söylemektedir ve herkes bu garip duruma aşina olmuştur zamanla. Ahmet Bey'in bu sessiz ve sakin görünen, inzivada geçirdiği yaşamı arkadaşı Ali'nin eşi Arzu'nun kendi evlerinde düzenledikleri bir parti sonrası feci bir şekilde öldürülmesi sonucu tuhaf bir hal almaya başlar. Olayı araştırmak için köye gelen genç gazeteci kızla Ahmet Bey arasında gelişen tuhaf iletişim, Ahmet Bey'in kendisi kadar gizemli olan ikiz kardeşi Mehmet Arslan'ın tuhaf kişiliğinin ve sırrının kendini göstermesine, cinayetle ilgili ayrıntıların da gün geçtikçe ortaya çıkmasına sebep olacaktır..


                                              -------------------------------------------


                         Aşk, bir uçurum kıyısında gözü bağlı yürümektir..

 

'' Zaman akıyor durmadan. ''

'' Akıyor, doğru '' dedi. '' Zaman bana da bir nehir gibi geliyor.O nehirde yüzüyorum. Sular akıyor ama hangi damla arkamda, hangisi önümde; nehir mi daha hızlı akıyor, ben mi ; su önüme mi geçiyor, arkamda mı kalıyor anlayamıyorum. Gerçek olan tek şey sonsuz bir akış.''

'' Ama ömür diye bir süre var. Sınırlı bir süre. ''

 ''O da görece! '' diye cevap verdi. ''Bazı kelebek türlerinin bir günlük ömrü, hücre bölünmesinin hızlı olmasından dolayı, insanın 80 yılına denktir. Bu durumda 70 yaşında ölen bir insan mı daha uzun yaşar, 25. saatini gören bir kelebek mi? ''


                                       ----------------------------------------------------------

                                                         -Spoiler İçerir!!- 


Romana başlarken bir Livaneli hikayesi okuduğumun bilincindeydim ve beklentilerim üst seviyedeydi. Serenad romanını okumuş olanlar bilir, Livaneli romanlarında genel bir belirsizlik ve rüya hali hakimdir. Olayları bazen berraklıkla bazen de bir sis perdesinin ardından bakıyormuş gibi takip edersiniz. Nitekim bu romanda da aynı hisleri yaşadım. Ahmet karakterinin tuhaflığı itici gelmemekle birlikte beni romanın içine çekti. Karakterin doğasından gelen rahatsız edici bir tarafı var ve bu da romanı daha okunabilir ve merak edilir hale getiriyor. Başlarda romandaki tek gizemin çözülmesi gereken cinayet ve katilin kimliği olduğunu düşünüyorsunuz ama ilerleyen sayfalarda yazar ters köşe olmakla olmamak arasında bir yerde bırakıyor sizi ve bir günde 200 sayfa okuyabilecek duruma geliyorsunuz. Ahmet ve Mehmet arasında geçtiğini düşündüğünüz, Mehmet'in başına gelmiş gibi okuduğunuz kısımlar kitabın aslında en ilginç ve en gizemli tarafları kesinlikle. Ayrıca yazarın romanın son kısmında katilin kim olduğunu okuyucuya bulmaca çözdürür gibi çözdürmesi, okuyucuyu tahmin ettiği sona yaklaştırır gibi yaparken aslında tamamen ters köşe etmesi benim gibi şaşırtan kitaplara ayrı bir saygı duyanları kesinlikle tatmin edecektir. 



                                     --------------------------------------------------------------


İnsan doğasının en ilginç taraflarının yer aldığı bu roman, psikoloji bilimine ve gizemli cinayet romanlarına meraklı okuyucuların elinden bırakamayacağı en önemli kitaplardan. Eğer siz de benim gibi Türk Edebiyatına çok ilgi duymuyor, ama sizi şaşırtabilecek bir roman arıyorsanız Kardeşimin Hikayesi tam size göre. Kendimi spoiler vermeden durdurmam gereken bir yerdeyim, o yüzden iyi okumalar dileyerek yazımı sonlandırıyoruum :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarla yaşıyoruz