24 Kasım 2014 Pazartesi

Neler var bu ara ? (2)




 Bilmiyorum siz de benimle aynı fikirde misiniz ama benim için sonbahar demek yanına kahveni alıp, battaniyeyle bütünleşip kitaplara gömülmek demek. Yaprakların hoş görüntüsü ve hafif melankolik havasıyla beraber sizler için alternatif bir okunacaklar listesi hazırladım yine, hepsi tam da sonbahar tadında.Bazılarını ben de okumadım, benim için de güzel bir okuma listesi olabilir açıkçası.Göz atmaya başlayalım o zaman..









 Öncelikle yolunuz D&R'a düşerse bu naif kitabı elinize alıp güzel dokusuna bakmanızı öneriyorum.Benim için kitabın içi kadar dışı da çok önemlidir,kendimi özel hissettirsin isterim.Viyana Valsi de bu yönden beklentilerimi karşılayacak bir kitap gibi duruyor.Kaliteli basımıyla birlikte hikayesi de çok güzel, çünkü tüm zamanların en önemli müzisyen ve dahilerinden Mozart'ın, zamanının genç ve güzel İngiliz Sopranosu Anna Storace ile yaşadığı yasak aşkın büyülü öyküsü sunuluyor. Şahsen listemdeki bir numaraya yerleşti, okumak için sabırsızlanıyorum.Halen öyle mi bilemiyorum ama  D&R'a giderseniz eğer bir bakın derim, indirimli kitaplar arasındaydı bu şahane roman.







  Bir diğer merak ettiğim kitap ise iki yazarlı bir ortak yapım olan Rüya. Daha elime almadan ilgi çekici olduğunu haykıran bir kitap Rüya, basit tasarımıyla resmen okumaya davet ediyor insanı. Konusu da bir o kadar ilginç aslında.Rüyalarında birbirlerinin hayatlarını sürdüren, bir nevi değiş tokuş yapan iki kız arkadaş düşünün. İlginç değil mi ? Kesinlikle öyle. Sayfalar ilerledikçe hikaye daha da karmaşıklaşacak gibi duruyor, bize de alıp okumak kalıyor.





  Her ne kadar başlayıp bitiremesem de, bu durum kitabın güzelliğine gölge düşürmüyor elbette.Modern bir metropol masalı olan Yeraltı Saatleri, günümüzde her kozmopolit şehrin yaşadığı hengamenin arasında yalnızlaşmış iki karakterin hayatına ışık tutarken, acaba şehir insanları olarak kendimiz ruhsal olarak ne durumdayız, sıkıntılarla başa çıkmaya çalışırken neleri gözardı ediyoruz gibi güncel soruları sorgulamamızı sağlıyor. Bence tam da sonbaharın dinginliğine ve hafif depresif havasına uyan bir hikaye, kaçırmayın derim.


Şimdilik bu kadar, incelememi istediğiniz her hangi bir kitap varsa eğer, biliyorsunuz önerilerinizi her zaman bekliyorum.